Prof. Dr. Şahin Kabay

Prof. Dr. Şahin Kabay

Ürolojik sorunlarınız hakkında danışmak için iletişime geçiniz.

BÖBREK KANSERİ

Böbrek Kanseri Nedir?
Böbrek kanseri, normal işlevlerini yerine getiren hücrelerin işlev ve şekillerini yitirerek anormal derecede büyümesidir. Başka bir tarifle böbrek kanseri böbrek içinde kötü huylu hücrelerin büyümesidir. Böbrekteki tümörler iyi huylu de olabilir. Böbrek kanserleri tüm kanserlerin yaklaşık %2’sini oluşturur. Son yıllarda böbrek kanserli hasta sayısı artmasına rağmen hayatta kalma oranları da artmıştır. Ultrason ve BT gibi görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılmasıyla daha fazla böbrek kanseri erken dönemde tanı almaktadır. Erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülür. Genellikle 60-70 yaş arasında teşhis konulur.
Böbrek Kanserinde Risk Faktörleri Nelerdir?
Böbrek kanserinin nedenlerini tespit etmek zordur. Böbrek kanserinde yaş önemli bir risk faktörüdür. Hastalığın ilk dönemlerinin belirti vermediği göz önüne alındığında, özellikle 40 yaşın üzerindeki kişilerin sağlık kontrollerini yaptırmaları önerilmektedir. Genel risk faktörleri sigara ve obezitedir. Birinci derece akrabasında böbrek kanseri olanlar ve yüksek kan basıncı olanlar da risk altındadır.
Böbrek Kanserinin Tanısı
Çoğu böbrek kanseri hastası böbrek kanserine özgü belirtiler vermez. Çoğunlukla rutin ultrason veya yan ağrısı gibi benzeri belirtiler için yapılan benzer görüntüleme işlemleri sırasında tespit edilirler. Böbrek kanseri genellikle bulgu vermemesine rağmen 10 kişiden birinde yan ağrısı ve idrarda kanama gibi belirtiler olabilir. Bazı hastalar da kanser hücreleri tarafından salınan maddeler sonucu oluşan ve yüksek kan basıncı, kilo kaybı, ateş, anemi, kas kitlesi kaybı ve iştah kaybı gibi reaksiyonlar görülür. Bu durum paraneoplastik sendrom olarak adlandırılır. Kemik ağrısı veya inatçı öksürük kanserin vücudun başka yerlerine de yayıldığının belirtisi olabilir. BT veya MR görüntüleme tümörün boyutunu ve çevre dokulara yayılıp yayılmadığını tespit etmek için kullanılır. Ameliyatla çıkarılan böbrek veya tümör dokusunun incelenmesi ile patolog tümör alt grubunu ve agresif olup olmadığını belirler. Tümörün evre, alt grup ve agresifliği belirlendikten sonra sınıflama yapılır.
Renal hücreli karsinomlar böbrek tümörlerinin büyük kısmını oluşturur (yaklaşık %80-85). Bunların da en sık alt tipleri berrak hücreli renal hücreli karsinom (%80) olup, %10’unu papiller renal hücreli karsinom, %5’ini kromofob renal hücreli karsinom oluşturur. Geriye kalan %5’i toplayıcı kanal renal hücreli karsinomunu oluşturur.
Böbrekteki bazı tümörler iyi huyludur. Bunlar selim böbrek tümörleri olarak bilinir.Böbreğin selim tümörlerinden en sık görülenleri onkositoma ve anjiolipomadır. Bu tümörler için en sık uygulanan tedavi yaklaşımı parsiyel nefrektomi ve aktif izlemdir.
Böbrek kanserinde tümör böbrekte sınırlı ve yayılmamışsa lokalize böbrek kanseri olarak adlandırılır. Lokal ilerlemiş böbrek kanserinde tümör böbreğin dışına çevreleyen dokuya doğru büyümüş, venlere, adrenal bezi ve lenf nodlarına uzanmıştır. Uzak lenf nodlarına veya diğer organlara yayılmış ise metastatik böbrek kanseri olarak adlandırılır.
Böbrek Kisti Nedir?
Kist içi sıvı dolu kese olarak tanımlanır. Her kist kanser değildir. Yaşla birlikte böbrek içinde değişik büyüklükte kistler oluşabilir. Zararsızdır ve çoğunlukla tedavi gerektirmez. Bosniak tarafından kistler 4 grupta sınıflandırılmıştır. I ve II. grup kanser değildir. III. grubun yüzde 50’si kanser olabilir. IV. Grup kistik kanserdir. Kontrastlı görüntüleme yöntemleriyle kistlerin kanser olup olmadığı saptanabilir. Böbrekte bulunan bu sıvı dolu keseler BT ve ultrasonografi ile kolayca tanınır. Bazı durumlar da bazen bu kistler malign olabilirler. Bu durumda cerrahi ile çıkarılmaları gerekir.

Böbrek Kanserinin Tedavisi
Lokalize böbrek kanserinde tümörün büyüklüğü ve yerleşim yeri uygunsa parsiyel nefrektomi yapılabilir. Parsiyel nefrektomi ile sadece tümör çıkarılırken kalan böbreğe dokunulmaz. Cerrahi mümkünse önerilir. Bu tümörün bulunduğu böbreğin ve etrafını saran dokunun tümüyle çıkarılması anlamına gelir. Küçük tümörler de radyofrekans ablasyon (RFA) veya kriyoterapi de yapılabilmektedir. Bu işlemlerin amacı ısıtarak (RFA) veya dondurarak (kriyoterapi) tümör hücrelerinin öldürülmesidir.
Lokal ileri böbrek kanserlerin de ise en yaygın tedavisi, tümör içeren böbrek dokusunun cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Lokal ilerlemiş böbrek kanserleri, radikal nefrektomi olarak adlandırılan ameliyat ile tedavi edilebilir. Bu ameliyatla tümör içeren böbrek dokusu ve etrafındaki dokular çıkartılır. Radikal nefrektomi, açık, laparoskopik ve robot yardımlı laparoskopi ile yapılabilir. Eğer cerrahi imkansız veya çok riskli ise embolizasyon önerilebilir.
Böbrek tümörleri diğer organlara veya lenf bezlerine yayılabilir. Metastatik hastalıkta, böbrek tümörü primer tümör olarak adlandırılır ve diğer organlardaki tümörlere metastaz denir. Metastatik böbrek kanserinde metastaz genellikle akciğer, kemik, uzak lenf düğümleri ya da beyne olabilir. Metastazlar ilk tanı veya tedavi sonrası takipler de BT’de tespit edilebilir. Metastatik böbrek tümörleri belirti vermeyebilir veya kanserin yayıldığı yere göre farklı belirtilere neden olabilir. En sık görülen belirtiler akciğer metastazında kalıcı kronik bir öksürük veya kemik metastazı durumunda kemik ağrısıdır. Tedavi de cerrahi ile birlikte hedef tedavisi olarak bilinen antianjiogenik tedavi kombinasyonunu önerebilir. Nadir durumlarda immunoterapi kullanılabilir. Metastazın tedavisi için radyoterapi önerilebilir. Genellikle, metastatik hastalık tedavi edilemez. Metastatik hastalığın tedavisi primer tümörün boyutunu ve metastazları azaltmayı amaçlamaktadır.
Eğer metastatik hastalık varsa böbreğin cerrahi olarak çıkarılması, tümörün boyutunu küçültmek ve semptomları hafifletmek için tavsiye edilir. Bu ameliyata sitoredüktif nefrektomi denir. Eğer ameliyat için yeterince uygun olduğu düşünülürse bu prosedür uygulanabilir. Eğer başarılı olursa, daha uzun yaşam ve daha az yan etkiler oluşması sağlanabilir. Metastaz çok fazla ağrı veya diğer belirtilere neden olursa, bu metastatik tümörleri çıkarmak için ek ameliyat gerekebilir.
Böbrek kanseri için en sık kullanılan ilaç tedavisi antianjiogenik tedavidir.
Tümörü küçültmek için ameliyat öncesi ilaç tedavisi önerebilir. Bazı durumlarda, antianjiogenik tedavi kanserin buna nasıl tepki vereceğini görmek için ameliyattan önce kullanılır. Yanıt alınırsa, cerrahi sonrası tedavi devam eder. Cerrahi mümkün değilse, hemen ilaç tedavilerine başlanır. Bu ilaçların mekanizması tümör büyümesi üzerinden etki eder. İlaç tedavisi belirtileri rahatlatmak, primer tümörü ve metastazları küçültmeyi sağlayabilir. İlaç tedavisi alırken ameliyattan sonra metastazlara bağlı belirtiler varsa, radyoterapi daha da rahatlatmak için yardımcı olabilir.
İmmünoterapi tümör hücreleriyle mücadele için bağışıklık sistemini güçlendiren bir tedavi türüdür. Bu tedaviler sadece özel vakalarda uygulanabilir.
Kemoterapi genellikle böbrek kanseri için etkili değildir. Metastatik böbrek tümörlerinde 5-florourasil ile kombine immünoterapi primer tümörün tamamen çıkartılması sonrası etkili olabilir.
Radyoterapi kanserli dokuyu öldürür ve yok eder. Böbrek tümörleri genelde radyoterapiye çok cevap vermezler. Bu nedenle tedavi sadece cerrahi ile çıkarılamayacak primer tümörün veya metastazın neden olduğu semptomları hafifletmek için kullanılabilir.

 

Bu konu hakkında doktorunuza danışınız

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn