Prof. Dr. Şahin Kabay

Prof. Dr. Şahin Kabay

Ürolojik sorunlarınız hakkında danışmak için iletişime geçiniz.

Böbrek ve Üreter Taşı

Taş Nedir?
Taş; böbreklerde, üreter (böbrek ile mesane arasındaki idrar kanalı) ve mesanede oluşabilen sert, katı faklı şekillerde olmakla birlikte genellikle ovoid, yuvarlak yüzeyi pürtüklü böbrekten atılan bazı maddelerden oluşan bir yapıdır. Böbrekte gelişen taşlar küçük boyutlarda ise üretere de düşebilir. Böbrek taşları idrardaki mineral veya asit tuzlarının kristalize olmasıyla oluşur. Çoğu taş, idrar yaparken vücuttan atılır. Ancak, bazı durumlarda taşın çıkarılması için tedaviye ihtiyaç duyulabilir.

Kum Nedir?

Şiddetli bir ağrı ile başlayan yan veya kasık ağrısı, bulantı-kusma ve idrarda yanma ile başvuran hastalara idrar tahlili sonrası genellikle konulan tanıdır. İdrar tahlilinde kan hücreleri (eritrosit, lökosit) ve kristaller görülür. Kum dökme kişinin böbreklerinde oluşan kristal veya taşın hareket etmesi sonucu oluşan bir tablodur.

Böbrek taşları hakkında bilinmesi gerekenler

• Taşlar sık görülür: toplumda her 10 kişiden biri yaşamının bir döneminde taş oluşumuyla karşılaşır.

• Yaşam süresince taş oluşturma riski %5-10’dur.

• Erkekler kadınlardan 3 kat daha sık taş oluşturur. Bu fark muhtemelen yaşam tarzındaki ve diyetteki değişikliklerle azalmaktadır.

• 30 ile 50 yaş aralığın da taş oluşma riski daha yüksektir.

• Taş hastaları yaşamları boyunca genelde bir defadan fazla taş oluşturur.

Böbrek taşlarına ne sebep olur?

İnsan vücudu dengeli ve sürekli olarak idrar üretir bu idrarı üretme biçiminde bir dengesizlik olması halinde taş oluşabilir. Buradaki en önemli etken içilen su miktarıdır. Diğer bir etken ise taş oluşumuna neden olan maddelerin idrarda bulunup bulunmamasıdır. En önemli bulgu çoğu hasta da görülen ağrıdır. Ancak ağrı taşın boyu, şekli ve idrar yollarındaki yeri gibi özelliklerine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bazen tamamen ağrısız olabilirken bazen tedavilere dahi yanıt vermeyen şiddetli ağrılar olabilir. Taş normal idrar akışını engelliyorsa renal kolik olarak bilinen şiddetli ağrıya neden olur. Bu ağrı bel ve böğür bölgesinde hissedilen keskin bir ağrıdır. Ağrı kasık veya uyluk bölgesinde de hissedibilir. Erkekler, yumurtalıklarında da ağrı hissedebilir. Ayrıca ağrı ile birlikte, bulantı, kusma, idrarda kan, idrar yaparken ağrı hissetme, ateş gibi belirtiler de görülebilir. Taşlar, böğür bölgesinde tekrarlayan ağrılara neden olabilir. Bazen taşlar ağrı olamaksızında görülebilir. Bu taşlar ancak genel kontroller ya da genellikle diğer hastalıklar için yapılan görüntüleme işlemleri sırasında tespit edilir.

Taş Tanısı Nasıl Konulur?

Taş tanısının konulmasında görüntüleme yöntemleri olarak ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi kullanılmaktadır. Bu taramalarla taşın boyutu ve şekli kesin olarak ortaya konulabilir. Ayrıca enfeksiyon veya böbrek yetmezliğinin olup olmadığının anlaşılması için idrar ve kan testleri yapılır.

Tedavi

Bütün taşlar tedavi gerektirmez. Taşın rahatsızlığa yol açması ve doğal yollarla idrarla atılmaması halinde tedaviye ihtiyaç olabilir. Bu taşlar belirli aralıklarla  böbreğe herhangi bir zarar vermediğinen emin olmak için düzenli aralıklarla kontrollerin yapılması gerekmektedir. Çoğu böbrek veya üreter taşı idrar ile vücuttan atılır. Taşın boyutuna ve bulunduğu yere göre atılması için zamana ihtiyaç vardır. Taş hareket ettiğinde şiddetli ağrı görülebilir.  Taş, mesaneye ne kadar yakınsa taşın atılma ihtimali o kadar fazladır ve taş ne kadar büyükse taşın atılma şansı ise o kadar azdır. Taşın daha hızlı atılmasına yardımcı olmak ve hareket ettiği zaman ağrıyı azaltmak için çeşitli ilaçlar kullanılabilir.

Böbrek veya üreter taşları, belirtilere yol açmaları halinde tedavi edilmelidir. Taş tedavisinde en çok kullanılan 3 yöntem; şok dalgaları ile taşın kılması (ESWL), üreteroskopi (URS) ve perkütan nefrolitotomi (PNL)’dir. Hangi tedavi yönteminin en iyisi olduğu birçok faktöre bağlıdır. En önemli faktörler, taşın sebep olduğu belirtiler, taşın yeri, büyüklüğü ve böbrekte oluşabilecek veya oluşan hasarın düzeyidir.

Şok dalgaları ile taş kırılması (ESWL)

ESWL, vücut dışından böbrek ve üreter taşlarını kırmak için bir cihazla yapılan yöntemdir. Taşın kırılması için, odaklanmış şok dalgaları (kısa sinyalli yüksek enerjili ses dalgaları) ciltten taşa doğru odaklanarak atışlar yapılır. Taş şok dalgaları ile küçük parçalara ayırır. Bu işlem hafta da bir kez olmak üzere tekrarlanır ve taşın kırılıp kırılmadığı kontrol edilir. Kırılan taş parçaları idrarla atılır.

Üreteroskopi (URS)

URS, küçük çaplı bir ışıklı (endoskop) aletle idrar kanalı (üreter) ve böbreğe hiçbir kesi yapmadan girilerek ve içerisinden taşı kırmak için laser geçirilebilen bir tedavi yöntemidir. Bu aletler bükülebilir yarı sert olabildiği gibi yumuşak bükülebilir de olabilir. Üreterorenoskopi anestezi gerektiren bir işlem olup genellikle genel anestezi altında (uyutularak) bazen de belden bir iğne ile belden aşağısı uyuşturularak gerçekleştirilir. İşlem sonrasında gerekirse üretere tıkanıklığı engeleyici bir tüp (stent) 1-2 günlüğüne veya 1-2 haftalığına takılabilir. URS başarı düzeyi yüksek, komplikasyon riski ise düşüktür. 

Perkütan nefrolitotomi (PNL)

Böbrek taşları çok büyükse PNL yapılabilir. PNL taşların böbrekten doğrudan çıkarıldığı bir cerrahi yöntemdir. PNL orta ya da büyük boydaki taşların böbreklerden alınması amacıyla yapılan kapalı (endoskopik) bir operasyondur. Operasyon için hastanın sırt bölgesine yaklaşık 1cm bir kesi yapılarak buradan böbrek içerisine nefroskop adı verilen optik bir cihaz yerleştirilir. Böbrekteki taş parçalara ayırılır ve parçalar aynı kesiden dışarı çıkarılır. En büyük avantajı tek operasyonda çok büyük taşların bile çıkarılabilmesidir.

Taş oluşumunun önlenmesi

Böbrek veya üreterinde taş bulunan taş tedavisi gören hastaların bir kısmı ileride daha fazla taş oluşturma riskine sahiptir. Taş düşürüldükten veya tedavi ile çıkarıldıktan sonra taş oluşma riskinin yüksek olup olmadığını tespit edilmelidir. Bunun için taşın analiz edilmesi gerekir. Ayrıca tedavi öncesi ve sonrasında yapılan kan ve idrar testlerinin sonuçları da bu değerlendirme de önemlidir.  Taş oluşturma riski yüksekse metabolik değerlendirme yapılmalıdır. Bu değerlendirme hangi tedaviye gereksinim olduğunu belirleyen bir dizi kan ve idrar testi içermektedir. Testlerin sonuçlarına bağlı olarak ilaç tedavisi gerekebilir. İlaç tedavisi genellikle yan etki yapmaz veya çok az yan etkiye sebep olur. Ayrıca aşağıdaki öneriler dikkate alındığında taş oluşum riski enaza indirilecektir.

Taş oluşmaması ve tekrar taş oluşumunu engellemek için akılda bulunması gerekenler;

• Daha fazla sıvı tüketiniz

• Her gün 2.5 ile 3 litre arası sıvı tüketiniz

• Sıvı alımınızı gün içine dengeli dağıtınız

• Su veya süt gibi nötr pH’lı içecekleri tercih ediniz

• İdrar miktarınızın günlük 2-2.5 litre civarında olduğunu kontrol ediniz

• İdrarınızın renginin açık renkte olması önemlidir.

• Sıcak iklimde yaşıyorsanız veya yoğun fiziksel egzersiz yapıyorsanız daha fazla sıvı alınız.

•Kişisel durumunuz ve taşınızın tipine göre diyetinizi doktorunuzun önerilerine ayarlayınız.

• Dengeli ve çeşitlendirilmiş bir diyet uygulayınız.

• Bol miktarda sebze, lifli gıda ve meyve (özellikle turunçgiller) yiyiniz.

• Yumurta, mercimek, beyaz pirinç, soyulmuş elma, üzüm, karnıbahar, kabak gibi düşük okzalat içeren gıdaları daha

fazla yemeye çalışınız.

• Diyetinizin yeterli kalsiyum içerdiğinden emin olunuz (günde yaklaşık 1,000 milligram). Ancak kalsiyum destek ürünleri konusunda dikkatli olunuz ve doktorunuzun önerilerini alınız.

• Diyetinizdeki tuz miktarını azaltınız (günde 3-5gr’I aşmamalıdır)

• Özellikle genç hayvan etinde bol olan hayvansal proteini çok fazla almayınız. Bunun yerine avokado, karnıbahar ve bezelyede bulunan sebze proteini alınız.

• Sağlıklı vücut ağırlığınızı koruyunuz (Vücut Kitle Endeksiniz 18-25kg/m2 arasında olmalıdır).

Haftada 2 veya 3 kez egzersiz yapmaya çalışınız

Stresten kaçınınız

Bu konu hakkında doktorunuza danışınız

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn